Altan Akçakese

VİCDANINIZ RAHAT MI AĞALAR?

Altan Akçakese / Çizgi Üstü
12 Mart 2021 Cuma 13:15

VİCDANINIZ RAHAT MI AĞALAR?

Devlet kurumlarında olduğu gibi yerel yönetimlerde de devamlılığın esas olduğunu biliyoruz.

Bu gerçeği birileri unutursa, hatırlatma vazifemizi yapıyoruz.

***

Belediyeler;

Başkanından meclis üyelerine kadar,

Bir önceki yönetimlerin sevabına da günahına da razı gelmeli,

O dönemden kalan çalışma ve hizmetlerin sorumluluğunu sürdürdükleri gibi,

Enkaz bile olsa, bırakılan borçların yükümlülüğünü yerine getirmelidir.

Yönetime siyaset bulaştığında, o siyasî iradenin bazı kararları etkilediği vâki olsa da,

Hiç değilse halk için ve halk yararına yapılan herhangi bir çalışma, siyasî görüş farklılıkları sebebiyle ortadan kaldırılmamalı.

***

Ben bugüne kadar,

Efsane’nin liderliğindeki Karadeniz Ereğli Belediyesi’ni,

Yaptıkları ve yapamadıkları noktasından bakarak birçok defa eleştirdim.

Elbette bu eleştirilere katılan olduğu kadar, benim ortaya koyduğum düşüncelere karşı çıkanlar oldu.

Ancak,

Halkın olan sahil bandında,

Zenginlerden herhangi birine verilecek olan bir restoran için,

Gençler ve çocuklar spor yapabilsin, diye yapılmış bir tesisi yıkmak, sanırım yerel yönetim lehinde bir değerlendirme yaratmaz.

***

Beğeniriz, beğenmeyiz;

Hüseyin Uysal döneminde sahil bandında ve Erdemir ofisine yakın noktada spor parkı adında bir tesis yapıldı.

Bu tesis için de İller Bankası kredisi kullanıldı.

Faizleriyle birlikte bu kredinin iki milyon liradan fazla olduğunu biliyoruz.

Bu kredinin ödemeleri bittiyse bile yakın bir tarihte bitmiştir.

Tekrar ifade ediyorum;

Tesisin eksileri ve eksik yanları vardır. Zaman zaman bu eksik hatta hatalı yanları bizler de haberleştirdik.

Ancak, pandemi sürecinin başlamasına kadar o tesis, özellikle çocukluktan gençliğe adım atmaya hazırlanan çocuklarımız için bir enerji atma alanıydı.

Anne-babalarıyla beraber gelerek birkaç dakikalığına da olsa ter atma olanağı buldukları bir tesisti.

Tesisin hemen yanında bulunan bir başka alanda da kadınlarımız fitness yapma imkanı buluyorlar; tesis içindeki kafeteryada insanlar dostlarıyla çay içebiliyor, sohbet edebiliyorlardı.

***

2019 yılında yeniden göreve gelen Yüzyılın Efsanesi,

Seçim kitaplarında onlarca vizyon (!) proje sözü varken, bunların her birini unutup, sahilin aynı noktasında restoran yapma inadını gösterdi.

Ereğli’nin en önemli ihtiyaçlarından biriymiş o restoran.

Dört yüz metrekare tabanlıymış ve söylenildiğine göre de iki katlı düşünülüyormuş.

Bazı meclis toplantılarında, Devlet-i Şahaneleri, ballandıra ballandıra anlatmıştı bu tesisi.

Ama Kıyı Kenar Kanunu’na göre, halkın olan bir sahil bandında, ihale yoluyla (!) kiralanması düşünülecek bu tesisin yapımı yasal mı, etik mi… bundan hiç bahsetmedi.

Böyle bir tesisi yapmak uğruna,

Geçmişten intikam alırcasına, bir önceki yönetimin çocuklar ve gençlere hediyesi olan bir spor parkını yıkmak ne kadar ahlaklı ve onurlu…? Bundan da hiç söz etmedi.

Gerçi bu belediye içinde ahlaksızlık kokan o kadar çok rivayet var ki,

Spor parkının akıbeti sıraya bile girmez.

Yandaşları bir süpermarketten açık alım yoluyla tulumba tatlısı ile simit bile alan, kendi tesislerinde satmak için aldıkları ayranın bardağına 1,25 lira ödeme yapan bir belediyede bu da normal…

***

8 Mart günü Kadın Gücü Kooperatifi adındaki kadın girişiminin açılışı yapılıyor.

Arkadaşın biri canlı yayında…

Sosyal medya hesabından salıveriyor görüntüleri.

Açılış töreni bitmiş; muhterem kooperatif başkanı hanımefendi, milletvekiline bilgi veriyor:

“Kooperatife bağlı kadınların el emeği ürünleri kooperatif kanalıyla belediyeye satılarak üretici kadının gelir elde etmesi sağlanacak.”

Bu belediyenin üç yıl sonraya bırakacağı enkazı körüklemek için yeni bir yol mudur, bilmiyorum.

Bu hanımefendi dese ki; Ereğlili üreticilerin ürünlerini, ülkenin farklı yerleşim birimlerinde pazarlayarak hem Ereğli’nin tanıtımını yapacağız hem de kadınımıza bir iş alanı yaratacağız…

Amennâ.

Ama neymiş, alıcı bizim belediye olacakmış.

Ayranı, simiti, tulumba tatlısını yandaş marketten alan,

Böylesine sıkıntılı bir süreçte milletin parasını tonlarca iç fındık için harcayan Belediye,

Muhterem kooperatif başkanından da erişte satın alır, çok mu?

Daha dün,

Şampiyon olacağız yalanıyla spor kulübü için milletten bağış adı altında para dilenenler,

Yarın kooperatif için aynı dilenciliği yaparlar mı dersiniz?

Hiç şaşırmam.

Ne de olsa festival yapılamaz bir-iki yıl daha.

Yeni meşgale bu.

Hayatları boyunca bir biber fidesini toprağa ekmemiş insanlar, size-bize üreticilik dersi verecekler ve benim köylüm üzerinden, benim memleket kadınım üzerinden kendi ucuz şovlarını yapacaklar…

Neyse…

Asıl konuya dönelim.

***

Milletin parasıyla yapılan bir spor parkını yıkıyoruz.

Yerine, yine milletin malı olan sahil bandında bir restoran yaparak onu zengin bir kodamana kiralamak için hazırlanıyoruz.

O park yıkılırken çekilen görüntüler yürekleri acıtıyor.

Bu yıkım kamu malına zarar verme ve kamunun parasını kötüye kullanma anlamına gelir mi, gelmez mi?

Bu spor parkının yıkımı için belediye meclisinde alınan bir karar var mı, onu da bilmiyorum.

O 31 belediye meclis üyesinin vicdanları rahat mı; onu da…

Gerçekten sormak istiyorum:

Vicdanlarınız rahat mı ağalar?

Sizin partinizin dönemi olsa da bir önceki belediye yönetimini eleştirmenizi, o yönetime sırtınızı dönmenizi anlarım.

Hiç değilse, anlamaya çalışmak için mücadele ederim.

Ama halkın menfaati için halk adına konuşmak varken bunu yapmazsanız,

Bunu anlamam.

Milletin parasıyla yapılmış bu spor parkını yıkmakla kamunun parasını sokağa atarken birileri,

Ve hatta yine milletin olan Bozhane’deki diğer bir tesisi, güya güzelleştirerek, yine zengin bir kodamana kiralamayı düşünürken öylece oturduğunuz yerden bakıyorsunuz.

Ama şu fotoğraflara da biraz bakın.

Göz ucuyla da olsa…

Zira bu her bir karenin hesabını bir gün gelecek halka sizler de vereceksiniz.