Hukuk Birimi

VASİ DAVASI

Hukuk Birimi / A Medya Hukuk Danışmanlığı
6 Haziran 2020 Cumartesi 14:07

VASİ DAVASI

Vesayet altında bulunan kişinin kendisi ile ilgili farklı işlemler konusunda bu işlemleri düzenleme ve değiştirme yetkisine sahip olan kişi kanunlar çerçevesinde vasi olarak tanımlanmıştır. Kişinin vasilik görevinin oluşması veya bu görevden alınması ile ilgili olan tüm işlemler vesayet makamları tarafından yapılmaktadır.

Vasi Davası Nasıl Açılır sorusuna cevap olan süreçlerin takip edildiği bu durumların yanı sıra aynı zamanda kişiler gereken bazı hallerde ilgili makamlardan izin almak için de tüm vesayet işlemlerini yasal bir düzen içinde sürdürmek zorundadır. Hasımsız açılabilen vasi davası, vesayet altında bulunacak olan kişinin yerleşim yerinde görevli olan ilgili sulh hukuk mahkemesinde açılabilmektedir. Vesayet işlemleri ile ilgili işleri yürüten kurum vesayet daireleri; kişiler ise vasi ve kayyımlar olmaktadır. Vesayet makamları kamu vesayetinin oluştuğu durumlarda vesayet için sulh hukuk mahkemesi ve denetim için de asliye hukuk mahkemesi olmaktadır. Özel vesayette ise işlemlerin kurulduğu makam ilgili denetim makamı olmaktadır. Vesayet işlemleri hakkında Vasi Davası Nasıl Açılır ve buna neden ihtiyaç duyulur, bu konuda bilgi sahibi olmak için vesayet halini gerektiren durumların iyi bilinmesi gerekir. Kişinin kendi görüşleri sorulmadan veya savunması alınmadan vasilik görevinin oluşması adına kötü hayat tarzı, alkol kullanımı, savurganlık gibi sebeplerle vasi davasının açılması mümkün olmamaktadır. Fakat bunun yanı sıra resmi sağlık kurumları tarafından akli sağlığının bozuk olduğuna dair bir rapor alınmış kişiler için kişinin kendisinin dinlenilmesine ihtiyaç duyulmadan karar verilebilmektedir. Vesayet işlemlerinin talebini isteyen kişiler yerleşim yerini değiştiremezler. Bu durumda yeni yerleşim yerinde görevli olan uygun vesayet makamları tarafından davanın devralınması gerçekleşir. Vesayet makamları vasilik görevinin bir kişiye verilmesinde öncelikle kişinin yakınlarından başlayarak ergin durumda olan bir kişiyi vasi olarak atamaktadır. Vasilik görevini bu şekilde almış olan kişilerden yerleşim yerinde bulunan kişiler vasilik görevini kabul etmek zorundadırlar. Kimler

Vasi Olur, Kimler Olamaz?

Vesayet işlemlerinin gerekmesi kişinin keyfiyetine bağlı olarak mümkün olmamaktadır. Bu yüzden yasalarla belirlenmiş olan gerekli şartların sağlanması gerekmektedir. Küçüklük, akli dengenin bozuk veya hasarlı olması, çevreye zarar veren yönde kötü bir yaşam tarzına sahip olunması, tutukluluk ve mahkumiyet gibi özgürlüğü bağlayıcı bir cezanın ortaya çıkması ve vesayet altında bulunacak kişinin kendi talebi doğrultusunda vesayet işlemlerinin yapılması mümkün olmaktadır. Vasilik görevini bazı sebeplerden dolayı yapamamak mümkündür. Kanunlarla kesin olarak belirtilmiş bu kişiler kısıtlı ve yasaklılar, haysiyetsiz yaşam tarzına sahip olanlar, vasi atanması ile ilişkisi bulunan makamların hakimleri bu konuda vasilik görevini ellerine alamazlar. Ayrıca vasi olarak atanacak kişinin vesayet işlemlerini gerçekleştiren kişi ile arasında çatışma bulunması da bu konuda kesin kararın verilmesini sağlar. Bunun dışında kimileri içinde vasilik görevinin geri çevrilebilmesi mümkün olmaktadır. 60 yaşından büyük olanlar, özür veya hastalık sebebi ile vasilik görevinin sorumluluklarını yerine getiremeyecek olan ve dörtten fazla sayıda çocuk üzerinde veli konumunda bulunan kişiler kendi istekleri doğrultusunda vasilik görevlerini geri iade edebilmektedirler. Bunlara ek olarak Cumhurbaşkanı, Bakanlar kurulu ve TBMM üyeleri ile hakim ve savcı olarak görevinin başında olan kişiler de vasilik görevlerini almama hakkına sahip olmaktadır. Vasilik görevi birden fazla sayıda kişi üzerinde alınabileceği gibi bu durumlarda kişi vasilik görevini almama hakkına da sahip olmaktadır. Vasilik görevinin verilmek üzere uygun vasi bulunmadığı takdirde vesayet makamları en kısa sürede vasi atanmasını gerçekleştirmek zorundadır. Vasilik görevine getirilen kişi kararın verilmesinin ardından on gün içinde istiyorsa itiraz hakkını kullanabilmektedir. Fakat vesayet makamları bu itirazı yeterli görmediği takdirde kişinin vasiliğini sona erdirip yeni bir vasi atayarak bu durumu denetim makamına bildirmektedir. Vasilik görevlerini terk edip yeni bir vasinin atanmasını bekleyen bir kişi bu geçici süre boyunca görevi kabul etmese dahi görevin sorumluluklarını yerine getirmek zorundadır.

Vasinin Yapması Beklenen Görevler

Vasilik görevini üzerine alan kişi vesayet altında bulunan kişinin eşyalarının saklanması, paralarının gerekli yerlere yatırılması, işletmelerinin yürütülmesi ve malvarlığı içine dahil olan ve üzerinde bulunan tüm taşınır ve taşınmaz malların satılması konusunda yetkiye sahip olmaktadır. Vesayet altında bulunan kişinin verdiği izinler ölçüsünde sınırları daraltılıp genişletilebilen bu yetkilerin yanında kefillik, kurum kurmak ve bağışta bulunmak konularında vasinin işlem yapabilmesi için herhangi bir yol bulunmamakta ve bu durumlar kesin olarak yasaklanmaktadır.

Vesayet Altında Bulunan Kişinin Karar Verebileceği Noktalar

Vesayet altında bulunan kişi vasilik görevlerinin sınırlarının belirlenmesine ilişkin olarak izin verme ve onama yetkisine sahip olmaktadır. Bu sayede vasi sahip olduğu yükümlüklerden hak kaybedebilmekte veya kazanmaktadır. Mahkemeler aracılığı ile yürütülen onanma süreçlerinde taraflar için olumlu kararlar verilmediği takdirde karşı taraf onamaya konu olan sebep hakkında sorumlu olmaktan kurtulur. Onama sonucunda bu zamana kadar geçen süreç içinde malvarlıkları ile ilgili olarak gerçekleşmiş tüm zararların karşılanması ve geri iade edilmesi de gerekmektedir. Eğer fiil ehliyete sahip olma konusunda vasilik görevinde yanıltıcı bilgiler kullanılmışsa buradan doğan zararlar da sorumluluk sebebi olmaktadır. Vesayet işlemleri kanunlar çerçevesinde vasilik görevinin iki yıl sürmesi ile sınırlandırılmıştır. Eğer vasiliğin devam etmesi konusunda taraflar fikir birliğine sahipse iki yıllık süreler boyunca bu durum yenilenerek sürdürülebilir. Bu süreç boyunca vesayet altındaki kişi görevin sona erdirilmesine dair karar verebilir. Ayrıca vasinin de dört yıllık görevi sonrasında vasilik görevini bırakma hakkı bulunmaktadır. Vasilik görevini yürüten kişi bir de görev sırasında ücret talep etme hakkına sahiptir. Vesayet altında bulunan kişinin malvarlığına ilişkin belirlemeler sonrasında ortaya çıkan değerde ücretlendirmelerin vasiye ulaştırılması gerekir. Eğer kişinin bu ücreti karşılayacak durumu bulunmuyorsa bu konuda Hazine üzerinden vasiye gerekli hesaplamaların yapılmasının ardından ödeme yapılmaktadır. Vesayet işlemleri ile ilgili tüm uygulamalar ve düzenlemeler vesayet makamlarına şikayet hakkının bulunması ile koruma altındadır. Taraflar gereken hallerde itiraz haklarını kararların tebliğ edilmesini takiben on gün içinde denetim makamlarına karşı kullanmalıdırlar.