Mehtap EROL

VAKİT NAKİTTİR

Mehtap EROL / Anadolu'dan
25 Temmuz 2019 Perşembe 14:35

VAKİT NAKİTTİR

       Zaman su gibi akıp giderken, bir amaca ya da işe yönetilmeden geçirilen her dakika, bir daha ele geçmemek üzere yitirilen bir hazinedir.

       İnsan, kendine tanınan süreyi nasıl en iyi ve verimli şekilde değerlendirebilirim diye düşünmelidir.

 Boşa geçirilmiş bir zaman insan için en büyük israfların başında gelmektedir.

       Yaz okulları, çocukların eğitim-öğretim dönemine ara verdikleri bir süreç olduğundan; hem çocukların yeni eğitim yılına hazırlanmaları ve motive olmaları açısından hem de normal eğitim döneminde fırsat bulamadıkları aktiviteleri gerçekleştirmeleri açısından oldukça önemlidir.

       Herhangi bir spor dalında kendini geliştirmek isteyen çocuklar, sanatsal eğitim almak isteyen öğrenciler ya da dil öğrenmek isteyenler, yaz kampları ve yaz okulları programlarından yararlanabildiği gibi, yaz okullarının çocuklara sosyal açıdan da birçok katkısı vardır.

       Sosyal aktiviteleri iyi hazırlanmış bir yaz kampı programı, çocuklara ve gençlere kendilerini ifade etme özgürlüğü ve daha iyi tanıma fırsatı verir. Öğrencilerin, ailelerinden uzakta kendilerini her türlü ifade edebilecekleri bir ortamda bulunmaları onlara, kendi ayakları üzerinde durmayı öğretirken ruhsal gelişimlerinde ve kişiliklerini bulmada da olumlu katkılar sağlar.

       Öğrencinin sosyal ve güvenilir bir ortamda katıldığı aktiviteler pozitif bir kişilik edinmesini, başarıyı yakalamasını ve kendisine saygı duymasını sağlar.

       Maalesef çok küçük yaşlardaki çocuklardan, yetişkinlere kadar herkesi pençesine alan televizyon ve internet bağımlılığından her zamanki gibi yine en çok çocuklar etkileniyor. Arkadaşlarıyla bir arada oyun oynayamayan çocuklar, evde televizyon ve bilgisayar ekranının başından ayrılmıyor.

       Yaz okulları; öğrencilerin yoğun geçen öğretim yılının ardından eğlenerek vakit geçirmelerini, düzenli bir şekilde spor yapmalarını, sanatla iç içe olmalarını sağlıyor. Farklı fiziksel, sosyal, sanatsal beceriler kazanmaları da cabası.

       Fizyolojik olarak insan beyni, sol ve sağ yarımküre olmak üzere 2 kısımdan oluşur. Sol beyin, mantıksal düşünme ve analitik süreçlerde kullanılır. Matematik, okuma ve bilimden oluşan ve genellikle okulda eğitilen kısımdır. Sağ beyin duygusal algı, sezgi ve yaratıcılıkta kullanılır. Bir kişi sanat yapma gibi yaratıcı çabalara girdiğinde daha çok kullanılan sağ beyindir. Normal okul ortamının eğitmeyi ihmal ettiği şey beynin bu parçasıdır. Üstün zekâlı çocuklar üstün yetenekli oldukları alanlarda sorunları çözdüklerinde, her iki hemisferde de (yarımkürede) artan elektriksel aktivite olduğu görülmüştür. Bu gösteriyor ki beynin verimli olabilmesi için, iki yarımküre birlikte çalışmalıdır. Sanat, beynin sağ yarım küresini uyararak ve çalıştırarak hemisferler arasındaki bağlantıyı güçlendirir. Çocuklar sanata maruz kalmalıdır çünkü bilişsel becerileri olgunlaşır böylece sağ beyin, sol beyin gibi gelişir ve her iki hemisfer birlikte çalışarak zihnin tam potansiyelini elde eder.

       Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, hiç bir milletin yapamadığını Türk çocukları için yaptı. Cumhuriyetin geleceğini gençlere ve yarının sahipleri çocuklara emanet etti. Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün, yarınlarımızın güvencesi çocuklarımıza hediye ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı, bu alanda hem dünyada bir ilki oluşturmakta, hem de Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün geleceğin nesillerine verdiği önemi ifade etmektedir.

        Bir ülkenin geleceği için çocuk çok önemlidir. Egemenliğimizin teminatı millet; milletimizin, şehrimizin, ülkemizin teminatı yani geleceğimizin, yarınlarımızın, umutlarımızın, hayallerimizin teminatı ise sevgili çocuklarımızdır. Çocuklarımıza daha güzel, daha yaşanabilir bir ülke bırakmak onları geleceğe hazırlamak için herkesin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekmektedir.

 Sevgiyle kalın…