Altan Akçakese

TARİHE GEÇENLER

Altan Akçakese / Çizgi Üstü
10 Ekim 2017 Salı 23:33

TARİHE GEÇENLER

Karadeniz Ereğli Belediye Meclisi'nin tarihî oturumlarından biri 10 Ekim Salı günü yapıldı.

Değerli dostum Hüseyin Orhan,
Oturum üzerine yaptığı tek paragraflık değerlendirmede; "Çengelköy Hıyarı Belediye'yi batıramadı.", yazmış sosyal medya hesabında.
Değerli buldum bu sözü.

Kent Meydanı Projesini,
Şahsının ve ekibinin vizyon projelerinden biri olarak lanse eden,
Yaklaşık bir yıl önce bu projeyi mecliste onaylattırırken, kent meydanının üzerinde herhangi bir bina yapımına izin vermeyecekleri garantisini sunarak bu kararı geçirten Asrın Reisimiz Hüseyin Uysal, bilindiği gibi, bir yıl sonra kafasına düşen bir Çengelköy hıyarı yüzünden kararını değiştirip gündemimize devasa bir cami yatırımını getirmişti.
Hatta,
3 bin 500 kişilik bu caminin parasının da Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından temin edileceğini söylemiş,
Partisinin ilçe kongresindeki konuşmasında da, 10 Ekim günü bu projeye start veremedikleri takdirde istifa edeceğini müjdelemişti (!).

Ne olduysa o cumhurbaşkanlığı kaynağı, eridi,
Uysal başladı,
30 küsur milyon lira kredi alalım demeye.
O talep ile birlikte dört kalem yatırım için meclisten talep ettiği toplam kredi tutarı 79 milyon liraydı.

Plan ve Bütçe Komisyonu, bu devasa borçlanma konusunda günlerce net karar veremedi.
AKP'liler yani...
Sabri Dinç de Fevzi Mazlum da Mustafa Şentürk de dik duramadılar..
Uygundur, dediler.
CHP'li Nur Oğuz ile Fehmi Karaarslan da direndiler.

Bu borçlanmaların kabul edildiğini gösteren komisyon raporunun meclisten geçmesi için salt çoğunluk gerekiyordu.
Ama CHP Üyeleri, aslanlar gibi "red" dedi.
Ve sözlerinin arkasında sapasağlam duran iki AKP'li İhsan Yazıcıoğlu ve Yusuf Kalay meclis oturumuna gelmediler.
Dolayısıyla salt çoğunluk için gereken 16+1 oy sağlanamadığı için formalite bir oylama yapıldı ve karar 16'ya 13 kabul çıkmasına rağmen salt çoğunluk sağlanamadığı için borçlanma talebi meclisten geçmedi.

Detayları haber sitelerinde okumuşsunuzdur.
Ben yorumlarıma geçeyim.

Asrın Reisimiz, gol yemekten bıkmadı, yine bıkmaz.
Ama sinirleri bozulduğunda konuştuğu ve dile getirdiği cümleleri kendisi de idrak edemeyecek hale geliyor.
Onun için çok üzülüyorum.
Hele son oturumda, Aycity yapılırken kentin silüetinin bozulmasına neden izin verdiniz, gibi saçma sapan bir cümle sarf etti ki,
Dayanamayıp salondan dışarı çıktım.
Aycity'i o meclis değil, Asrın Reisimizin mensubu olduğu AKP'nin merkezi hükümeti yaptı.
Hatta,
Bina bitmesine rağmen, çürümeye bırakılmasın, diye, Öğretmenevi'nin mefruşatına Posbıyık başkanlığındaki belediye yönetimi destek vermişti.
Arşivler ortada.

Asıl sorulması gerekenler şunlar aslında:
Asrın Reisimiz ve o zamanki ekip arkadaşı (!) Ercan Candan,
30 Mart Yerel Seçimleri öncesinde bu milletin oyunu talep ettikleri zaman ne diyorlardı:
"Belediye, merkezi hükümetin partisiyle aynı olursa Ereğli'ye yatırım yağar."
Hatırladınız mı?
Aynı Uysal bugün ise, Elmatepe girişine üstgeçit yapacağım, İller Bankası'ndan kredi alalım, diyor.
Yani aslında demek istiyor ki,
Ben AKP'liyim ama,
Bir üstgeçidi bile Karayolları'na yaptırmaktan acizim.
Gücüm yetmiyor, diyor.
Dahası...
Meydanbaşı Köprüsü yenilenmeli, diyor.
O köprüyü de kredi alarak yapalım, diyor;
Ama gücünü (!) kullanarak o köprüyü bile Erdemir'e yaptıramıyor.
O Asrın Reisimiz değil miydi acep, 30 Mart öncesi Erdemir işçileriyle, işçinin sendikasıyla ortaklaşa mitingler yapan zat?
Erdemir yönetimine nasıl bir gönül borcu var da bu koca şirketten bir köprüyü bile yapmalarını isteyemiyor?
Cümle alem de biliyor ki,
Meydanbaşı Köprüsü'nü yapmak en çok Erdemir'e yakışır.
Ama Bay Ömer Baktır, o devasa şirketinin ne kadar dolar kâr ettiğini düşünmekten, bu toplumsal dayanışmayı yapamayacak kadar basiretsiz bir adam olduğundan,
Maalesef bu iş de zor görünüyor.
Gerçi o istese de bu yatırımı yapmayı,
Asrın Reisimiz isteyemez.
Çünkü,
Aynı Asrın Reisimiz,
Kendi Belediye Meclisi Üyesi'nin bile çocuğunu Erdemir'e işe yerleştiremezken,
Sürüsüne bereket insanı Erdemir işçisi yaptı.
Akrabaları varken,
Ekip arkadaşına bile sırt çevirdi.
Halkına nasıl faydası olsun?

Son oturumda,
Yine bıkmadan,
Masal üstüne masal anlattı.
Dinlerken çok sıkıldık.
Verdiği örnekler bugünün şartlarıyla zerrece örtüşmedi.
Klasik Uysal tablosuydu gördüğümüz.

Bakın net söylüyorum:
Ereğli halkı bugün 15 kişiye çok şey borçlu.
Emin olun.
79 milyonluk gereksiz borçlanma talebine karşı dimdik ayakta duran CHP Grubu ve iki kahraman AK Parti'li: İhsan Yazıcıoğlu ve Yusuf Kalay.
Günlerce Facebook'ta,
Kur'an'dan ayetler vererek bu talebe karşı oldukları izlenimi veren çok kişi de nedense döndü o tepkilerinden.
Belki de daha oturumun başında salt çoğunluk sağlanamadığı belli olunca, verdikleri oyların da bir hükmü kalmadı onlar için de... bu da olabilir.
Ancak,
O iki kahraman ve CHP Grubu,
Kolay kolay unutulmayacak bir dik duruş sergilediler.
Sertan Ocakcı ve ekibi,
Bu tarihi sınavı başarıyla atlattı.
Tarihe geçtiler.
Asrın Reisimiz de,
Göreceksiniz ki,
Bugün içine düştüğü durumla tarih sahnesinden silinmek üzere olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Ancak...
Bir konuda şu gerçeği vurgulayalım:
Ereğli'nin büyük bir camiye elbette ihtiyacı var.
Bunda hemfikiriz.
Ama,
Ne bu kadar büyük bir borç alarak,
Ne de kentin göbeğinde olur bu iş.
Olmamalı.
Aklın yolu bir.
Uygun bir yerde,
Uygun koşullarla bir cami yapalım.
Hep beraber.
Ancak bu iş belediyeden önce,
Bu iş için ahkam kesen ve aldıkları sıfatta cami yaptırma derneği yazan zevata düşer.
Yok öyle kuru sıkı tabanca gibi ahkam kesmek.
Camiye ihtiyaç varsa herkes soksun elini taşın altına.
Yağma yok.
Borcu Ereğli halkının sırtına yükleyip bu işten nemalanmak olmaz.
Yemezler.
Bunu da herkes böyle bilsin.


Yorumlar
  • T.C. ŞEVKİ YILMAZ
    14 Ekim 2017 Cumartesi 13:51

    altan kardeş bu akpli belediye başkanlarını hepsi aynı zihniyette. 15 yıl gülüçte başkanlık koltuğunü işgal eden akpli aydın Güngör de erdemir'e kendi kızını işe sokmuştu özelleitirmeden önce.. gülüçte onca genç işsiz varken....al birini vur ötekine...

  • Mehmet
    11 Ekim 2017 Çarşamba 08:55

    Altan Bey yazınız çok güzel olmuş. Yalnız o kahramanlar bölümü biraz abartılmış gibi oldu. O kişilerin kahraman olmaları için Meclis toplantılarına katılmamaları yeterli sayılmaz ( Hangi sebepten katılmadılarsa. ). Esas Meclis toplantısına katılıp red oyu verselerdi, taraflı tarafsız herkesin övgüsünü alırlardı. Saygılar...

ÖNEMLİ UYARI

İçeriğinde, habere konu olan kişiler, üçüncü kişiler ve haber sahipleri hakkında tehdit, küfür, hakaret, karalayıcı ve maksadını aşan yorumların yayınına izin verilmez. Bu tür yorumlarda bulunanlar için Türk Ceza Kanunu'nun 125. ve 126 maddelerinin ilgili hükümlerine göre ceza davası açılabilir. İçeriğinde bu unsurları barındıran yayınına izin verilmiş ya verilmemiş yorumlar, yorumun gönderildiği IP adresleri ile birlikte, gerektiğinde, ilgili adli ve idari makamlar veya birimler tarafından talep edildiğinde yasa hükümleri gereği söz konusu makamlar ya da idari birimlere iletilir. Okurlara ait bu tür yorumlarda kuruluşumuz mesuliyet ve yasal sorumluluk kabul etmez. Yorumlarınızda bu noktaya hassasiyet gösterdiğiniz için teşekkür ederiz.

Yorum Yaz