KARA: "CHP'NİN ADAYI KILIÇDAROĞLU OLMALI"

24 Mayıs 2022 Salı 02:21

KARA: "CHP'NİN ADAYI KILIÇDAROĞLU OLMALI"

dokuz8haber.net'in Genel Yayın Koordinatörü Mustafa Kara, Sakıncalı Piyade’nin canlı yayın konuğu olarak ülkenin ekonomik durumu ve siyasî gelişmelerle ilgili tespitlerde bulundu.

Altan Akçakese’nin hazırlayıp sunduğu söyleşi programına İstanbul’dan bağlantı ile katılan Mustafa Kara, yaklaşık bir buçuk saat süren programda ülkenin ekonomik olarak her geçen gün daha da kötüye gittiği iddia etti. “Ne demişti bir büyüğümüz seçimden önce: ‘Verin yetkiyi, görün etkiyi.’ Bugün etkiyi görüyoruz. Görmekle kalmıyoruz, yaşıyoruz. Bu ülke bir günde böyle olmadı. Biz bu yoksulluk ve bu cendereye bir günde gelmedik.”, dedi. “Her denizin bir sonu var; ye ye ye; bir gün bir yerde bitiyor. Haliyle çok parlak değil durum.”, ifadesi ile yorumunu sürdüren Kara buna rağmen genel anlamda da ekonomik anlamda da çok umutsuz olmadığını kaydederek şunları söyledi:

“HAZIRA DAĞ DAYANMAZ!”

“Yine dimdik ayaktayız. Nefes alıyoruz, o bakımdan iyiyiz; ama tablo gerçekten karanlık. Ekmek alamıyoruz yani; daha bunun ötesi yok. Böyle ağır bir yoksulluk koşullarındayız. Bunun nedeni de belli. Nedeni belli olunca çözümü de açık.

 

Sürekli bina, yol, köprü yaparak bu ülkenin bir yere gidemeyeceği belli. Tarlaya tohum ekerseniz o tarlada belli bir süre sonra ekin oluşur; ama o tarlaya bir bina dikerseniz orada sadece bir bina oluşur. Fabrikaların çoğu kapandı. Yüz yıl önce, yokluklar içinde bir ülke kuruyorsun; ilk yaptığın iş fabrikalar kurmak. Ondan yüz yıl sonraya gelelim; bir ülke alıyorsun ve ilk yaptığın iş ne var ne yoksa satmak. Denklem çok basit: Hazıra dağ dayanmaz. Üretmezsen bulamazsın. Üretimden koptukça faiz ödersin, borç ödersin; borçlanırsın, bir daha faiz ödersin. Haliyle bu ülkeye birilerini getirmen lazım. Bulursan Arap’ı getirirsin, Yunan’ı getirirsin. Dışarıdan para getirmeye çalışırsın. Dışarıdan para da bedavaya gelmiyor. Böyle bir borç sarmalında ilerliyoruz. Üretim dışında daha gerçekçi ve daha kamucu, daha halktan yana politikalar dışında çok fazla bir şansımız yok. Sata sata bir şey kalmayınca bizim emeğimizi satmaya başlayacaklar. Ucuz iş gücü diyorlar ya… Bir canımız kaldı; onu da ucuza satacaklar.”

 

“ÜLKENİN YÜZDE DOKSAN DOKUZU EV ALAMAZ DURUMDA.”

Ülkenin hemen her yerleşim biriminde gayrimenkul fiyatları ve konut kiraları bakımından durumun vahim olduğunu vurgulayan Gazeteci Mustafa Kara; “Bizim oturduğumuz evlerin kiraları bir anda üç kat arttı. Şu an ev sahibim beni evinden çıkarsa mümkün değil 5-6 bin liradan aşağı kiralık yer bulamam.”, dedi. Önceki yıllarda insanların emekli olmadan önce arabalarını alabilecek güce sahip olduklarını, emekli ikramiyeleri ile de evlerini alabildiklerini hatırlatan Mustafa Kara; ”Şimdi ise emekli ikramiyesi ile hiçbir şey alamıyorsun. 30-40 kırk yıl çalış; alacağın ikramiye ile bir ev sahibi bile olama. Bu ülkenin yüzde doksan dokuzu artık ev alamaz durumda. Çalışarak ev alabilen ben tanımıyorum artık. Tamamen bir mülksüzleşme yaşıyoruz. Bizim bildiğimiz Türk malı, yerli malı diye bildiğimiz çoğu mal çoktan satıldı yabancılara. Şaşkınlıkla izliyorsun. Basitçe bir yabancı düşmanlığı değil bu durum. Pandemiden çıktık, derken bir de kriz vurdu. Bir an önce bu yükten kurtulamazsak çok ağır sonuçlar bekliyor bizi.”, dedi.

 

“ÜLKENİN EN BÜYÜK SORUNU, GENÇLERDEKİ ‘ÜLKEDEN KAÇMA’ FİKRİ.”

Bazılarının bu ülkenin en büyük probleminin sığınmacılar olduğunu söylediğini, kendisine göre ise en büyük problemin gençlerin bu ülkeyi düzeltmek yerine Türkiye’den kaçma fikrine sahip olmalarında yattığını ifade eden Kara bu tepkinin de en ummadığı kesimlerden geldiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Üniversiteyi bitiren; ‘Hangi markete atandım?’, diyor. Şok’ta mı çalışacağım, A 101’de mi çalışacağım…? İş yok ortada. Öğretmenler atanamıyor. Doktorlar atansa bile çok cüzî ücretle, şiddet altında çalışmak zorunda kalıyor. Yeni mezun mühendisler asgarî ücretle çalışmak zorunda kalıyor. Haliyle gençlere bir şey sunamadığında onları ülkelerinde tutma şansın da yok. Bu gençler kendilerine nasıl bir yuva kuracak, kendilerine nasıl bir gelecek inşa edecek? Her yıl üç bin doktor yurt dışına gidebilmenin yollarını arıyor.”

 

“İktidarın bize kaybettirdiği en önemli şey insan, insan gücü, insan bilgisi… Bunlar yoksa hiçbir şey yapamazsın. Anca inşaat yaparsın. Çünkü amele olmak için acayip bir ilme gerek yok; hepimiz yapabiliriz. Dikeriz binaları da… bina karın doyurmaz.“

 

“Kurgu çok basit aslında. Bina yap; ama lazımsa yap. Biz lazım olanları yapmıyoruz. Buna da doğru planlama diyorlar. Karadeniz’e yol yaptın; her sene yıkılıyor o yol. Çünkü gerekli değil. Bir yandan bakaya durumda olan gençleri askere çağırıyoruz bir yandan da uzaya turist göndereceğiz, diye para harcamayı düşünüyoruz.”

 

“İKTİDAR BASKIN SEÇME GİDEBİLİR.”

Erken Genel Seçim olasılığının da ele alındığı programda kendisinin hala erken genel seçime gidileceği öngörüsüne sahip olduğunu kaydeden dokuz8haber.net Genel Yayın Koordinatörü Mustafa Kara, AKP iktidarının bir daha gelmemek üzere seçime gittiğini iddia ederek; “Belki altı ay kadar önce seçime gitmiş olsaydı yeniden iktidar olabilme gücünü elinde tutabilirdi. Artık giderek o ihtimali de kaçırıyor. Ama iktidar fırsatını bulduğunda bir baskın seçime gidebilir. Bence bir fırsatını kolluyor, sürekli şansını deniyor. Bugüne kadar erken genel seçime gitmediyse hala kendini güçlü hissettiği için gitmedi. Ama zaman çabuk geçiyor. Zamanında da yapılsa seçim, bir seneden az bir süre kaldı. Erken genel seçim olsaydı ve bu çöküş muhalefetin iktidarı döneminde olsaydı AKP bugün kahraman olabilirdi. Belki böylesi daha iyi oldu. Her şeye bu kadar muktedir olan biri, herhalde yaşanan bu kadar olumsuzluğun da sorumluluğunu alır.”, dedi.

Kara, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

 

“AKP ERDOĞANSIZ SEÇİME GİTMEZ.”

“Ben Sayın Erdoğan’ın yerinde olsam aday olmam. Bırakırım köşeye, torun severim. Damadı Selçuk Bayraktar’a bırakırım; bu yolla belki iktidarı ellerinde tutabilirler. Aklı başında danışmanları olsa ve; ‘Dönüşüm yapmazsak kaybediyoruz.’, deseler… Ama diyemiyorlar işte. Küçük ortağın da gazı ve itmesiyle duvara doğru gidiyorlar. Ben AKP’nin Erdoğansız seçime gitmeyeceğine inanıyorum. Bunu yaparsa hala da küçük bir şansı var ama böyle rasyonel bir akla sahip olduklarını sanmıyorum. Tabanda kopma olduğu için de artık eski güçleri yok. Bugün Erdoğan’ın karşında anketlerde onu geçen dört aday var. Bu Türkiye’nin bir şansı. Umutsuz olmamak için çok nedenimiz var. Demek ki iyi yoldayız ve umudumuz var.”

 

“MİLLET İTTİFAKI HDP’SİZ DE MECLİS ÇOĞUNLUĞU ALABİLİR.”

Söyleşinin ilerleyen bölümlerinde ana muhalefet partisinin liderlik ettiği Altılı Masa’nın geleceğini de yorumlayan Kara, o masada güçlü sac ayakları olarak CHP ve İYİ Parti’nin yanı sıra Saadet Partisi de tutarlı bir duruş sergilediğini kaydederek; “Saadet Partisi, iktidar partisine en güçlü döneminde bile payandalık yapmadı. Altılı Masa’daki partilerin önümüze koydukları metinde stratejik bir birliktelik var. Yeniden birbirleriyle konuşabildikleri, birbirlerini dinleyebildikleri gerçeğini gösteriyorlar. Asgarî müşterekte anlaştılar ve bu anlaşmada da sağlam gözüküyorlar. Bu yolda da yalnız değiller. Diğer küçük partiler de kendilerine görev düşerse göreve hazır olduklarını söylüyorlar.”, dedi. Gelinen tabloda Millet İttifakı’nın HDP’siz de Cumhur İttifakı’nı geçebilecek güçte olduğunın göründüğünü ifade eden Mustafa Kara, DEVA Partisi’nin biraz gücünüzü katlaması, İYİ Parti’nin de yüzde 20’yi aşması gerektiğinin altını çizerek; “O masadan herkesin uzlaştığı bir sonuç çıkarabiliriz. Seçimden sonra da herkes evine dönebilir; o zaman da fikirler ve projeler konuşulur. Kılıçdaroğlu’nu en çok ve en iyi destekleyen de Karamollaoğlu diyebiliriz. Bu masanın bozulabileceğine çok ihtimal vermiyorum. Millet İttifakı HDP’siz de mecliste çoğunluğu alabilir.”, dedi. Kara sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“GENÇLERE ÇOK BASKI YAPTILAR SONRA DA O GENÇLERİ KAYBETTİLER.”

“Hayal satmak istemiyorum ama bugünkü anketler bunu gösteriyor. Bu tablo Karadeniz’de de İç Anadolu’da da karşımıza çıkıyor. İYİ Parti bile Karadeniz’de oylarını arttırıyor. İktidarın ise hikayesi bitti; bize bir şey vaad etmiyor.  Daha hızlı bir çöküş de mümkün. Bir ankette ilk defa oy verecek gençlerden yüzde 40’ı CHP yüzde 21 AKP’ye oy vereceklerini ifade ediyorlar. HDP’ye giden oylar da hala yüzde 10. Gençliğin üzerine çok gittiler; baskı uyguladılar. Bu hükumet gençlere çok saldırdı. Şimdi de gençleri kaybettiklerini söylüyorlar. Haliyle umutlu olmamızın bir başka sebebi de bu. Bu anketin yarısı bile doğru olsa başka bir Türkiye’yi işaret eder. Gençlerin artık burasına kadar geldi. Her şeyin bir sınırı var ve halkın istemediği şeyleri ona zorla yaptıramazsınız. Saadet Partisi de HDP de güçlü oldukları dönemde biat etmedikleri AKP’ye güçsüzleştiği bir dönemde asla biat etmezler.”

 

Kendisine göre Millet İttifakı için en doğru Cumhurbaşkanı adayının Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu ifade eden Mustafa Kara, CHP liderinin muhtemel adaylığı ile ilgili olarak da şu yorumları paylaştı:

 

“70’Lİ YILLARIN ECEVİT’İ OLABİLİR.”

“Kılıçdaroğlu dört hafta önceki grup toplantısında da aday olduğunu söylemişti. Son grup toplantısında da çok mükemmel bir göreve talip olduklarını söyledi. 21 Mayıs’taki mitingde de CHP logosu yerine Kılıçdaroğlu posterleri vardı. Akla yatkın olan bu; ama Mansur Yavaş da aday olsa bu gerçek değişmez. Mansur Yavaş’ın aday olmasını bekleyenlerde Kılıçdaroğlu’nun adaylığı bir küskünlük yaratmaz. Çünkü lider seçilmeyecek; ikinci bir Erdoğan, bir başbuğ, bir reis seçilmeyecek. Bir yol arkadaşı ve bu süreci yönetecek bir adam seçilecek. Ben her kesimden insanın Kılıçdaroğlu’na güvenebileceğine inanıyorum. Benim gönlüm Kılıçdaroğlu’ndan yana. Solcu bir aday Erdoğan’ı yenerse bu hepimize iyi gelir; sağcılara da iyi gelir. 70’li yılların Ecevit’inin göreve gelmesi gibi… Mayıs ayındaki anketlerde muhtemelen Kılıçdaroğlu İmamoğlu’nun da önüne geçer.”

PROGRAMIN TAMAMI