Mehtap EROL

KANAMAYA DEVAM EDEN YARAMIZ DOĞU TÜRKİSTAN-7

Mehtap EROL / Anadolu'dan
11 Ocak 2019 Cuma 13:50

KANAMAYA DEVAM EDEN YARAMIZ DOĞU TÜRKİSTAN-7

Benim gayem Hz. İbrahim’ in ateşine su taşıyan karınca misali, söndüremesek de ateşi, en azından safımızı belli edip bir duruş sergilememizdir Doğu Türkistan için.

M.EROL: Mesleki eğitim kampları adı altında: “toplu gözaltı kamplarındaki” son durum nedir?


S.TÜMTÜRK: Şimdi biliyorsunuz 2017 yılında Çin bu uygulamaya başladı. Bu işkence, ölüm kampları için Birleşmiş Milletler bir rapor yayınladı: “1 milyon Uygur Türk’ü Çin’de kamplarda işkence görmektedir ve bu durum uluslararası hukuka aykırıdır, insan hakları evrensel beyannamesine de kesinlikle uygun değildir.” Raporun içeriği bu şekildeydi. Bu rapordan sonra yine BBC muhabirleri Çin’e giderek, Çin’de bir araştırma yaptılar ve yapmış oldukları araştırmalarda kampların görüntülerini ele geçirdiler. Az çok bir belge/bulgu ile kampların durumunu ispatladılar. Çin, 1,5 yıldır bu kampları inkâr ediyordu, hepsi yalan diyordu. Birleşmiş Milletler raporu, BBC muhabirlerinin görüntü ve belgeleri ve de Avrupa Konseyi’nin Çin’i kınayışı sonucu Çin bu durumu kabul etme durumda kaldı. “Kamplar var ama bunlar eğitim kampları” diyerek kabul etti. Eğitim kampları dediği işkence kamplarıdır. Nazi kamplarından beter şartlardaki 5 milyon (tahminen söylüyorum)Doğu Türkistanlının işkence gördüğü ve adeta katledildiği kamplardır. Bu kamplarda yüzbinlerce Doğu Türkistanlı hayatı kaybetti. Bir düşünün; meslek edindirme kursu ya da kampı adı altında insanlar nasıl oluyor da ailelerinden izinsiz/habersiz, gece vaktinde operasyonlarla evlerinden alınıyorlar! Hiç kimse ile irtibatları yok! Ne telefon var, ne de ziyaretçi kabul ediliyor! O insanlar, 20-30 kişilik yerlerde 50-100 kişi yatırılıyor. Hayvanlardan beter şartlarda, adeta büyük bir zulüm yaşıyorlar. Ve bugün, bu kamplarla ilgili bağımsız gözlemcilerin ziyaret girişimleri kabul edilmiyor, reddediliyor.


Çin, bu kamplardan yaklaşık 500 bin kadar Doğu Türkistanlıyı, daha güvenli bölgeler olan Çin’in iç bölgelerine götürerek, ne yapmak istiyor? Organlarını mı satıyor? Öldürüp tamamen imha mı edilecekler, bilinmiyor. Bu insanların çoğunluğu erkeklerden oluşuyor.

Uluslararası Kuruluşlar, kampların sayılarının 50 civarında oluğunu söylüyor fakat bize gelen bilgiler bu kampların yüzlerce olduğudur. Bu kampların birçoğu fabrikalar veya işyerlerinden ya da resmi binalardan dönüştürülmüş gayri sıhhi, gayri insani yerlerdir. Tuvalet, yatakhane, yemekhanesi olmayan gayri insani yerlerdir. Şu anda dünya gündemindedir bu kamplar. Bugün dünyanın en büyük medya kuruluşları olan BBC, CNN, El Cezire gibi televizyon kanalları, gazeteleri ve dergileri aylardır Doğu Türkistan’daki işkence kamplarını, Çin’in bu soykırım politikalarını manşetlerine taşımış ve gündem oluşturmuşken; maalesef Türkiye’de hiçbir televizyon veya gazetede bu konu ile ilgili haber göremiyoruz.


Bugün Doğu Türkistan’da yüzbinlerce bacımız, kardeşimiz, kızlarımız; zorla Çinlilerin kölesi/cariyesi haline getiriliyor. “Kardeş Aile Projesi” adı altında ya da zorla evlendiriliyor ve hatta Çinli erkek göçmenler evlerine yerleştiriliyor.


Biz Türkiye Cumhuriyeti devletinin birlik ve bekası için, bütün Doğu Türkistanlılar olarak, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti devletine destek verdik ve vermeye devam edeceğiz. Doğu Türkistan, Türk milletinin ayrılmaz bir parçasıdır. Biz bunu hep böyle gördük. Türk milleti ve devleti ile kaderimizi birleştirdik. Kederde de, tasada da, sevinçte de ortağız dedik ama bugün gelinen noktada, Doğu Türkistan meselesindeki bu suskunluk bizi çok üzmektedir.
Biz Osmanlı gibi, Selçuklu gibi, tarihinde 16 büyük imparatorluğa ve devlete sahip olmuş bir büyük tarihin evlatlarıyız, onun mirasçısıyız.

Sevgiyle kalın…