B. Olkaç AKÇAKESE

HER ZAMAN ÖLENDEN YANA OLMAK GEREK

B. Olkaç AKÇAKESE / Editör
19 Ekim 2020 Pazartesi 14:36

HER ZAMAN ÖLENDEN YANA OLMAK GEREK

Türkiye neyi tartışıyorsa…
Ereğli neyi konuşuyorsa…
Aslında bizler de bunlara değinmeliyiz.
*
Çoğu bunu yapamasa da,
Biz yapmalıyız.
Gerçek gündemi mutlaka okurlarımızın önüne getirmeliyiz.
Çünkü medyanın geneli, bu konularla ilgili haber yapmıyor.
Bunun gerekçeleri ayan beyan belli olsa da tartışmaya açık yine de.
*
Neden peki?
Çünkü korkak bir medya topluluğu yaratılmak isteniyor.
Bu korkuyu hepimiz biliyoruz.
*
Cesur olmalıyız.
Her türlü ahlakî ilkeden yoksun olup,
Siyasî iktidar ne istiyorsa, neyi görmek istiyorsa o yönde haber yapmaktan daha iyidir cesur olmak.
İktidar ve güç uğruna aşağılanmaktan daha onurlu bir duruş hiç değilse.
*
Yaşamak zorunda bırakıldığımızın soyut tanımı yüzeysellik.
Bunun karşısına tecrübe ile çıkmamız lazım.
Biz de bunu yapıyoruz.
Her zaman kazananların değil, tam tersine kaybedenlerin tarafında olmak erdem bizim için.
Bundan da vazgeçmeye niyetimiz olmadığı gibi kararlıyız da.
Tek kriterimiz gerçeğe bağlılık.
Eş-dost, tanıdık-akraba demeden herkesi eleştirmeliydik; eleştirdik ve eleştireceğiz.
*
Eleştiri önemlidir.
Saygınlığı vardır.
Hiç değilse yanlışa yanlış demek gerekir. Biz de bunu yapıyoruz.
Hiç yalan konuşmadık.
Yalan yazmadık.
Hesap adamı da olmadık.
Üzerinde hesap yapılan da…
Ensesinde sürekli korku hissedenlerden de değiliz.
Çok şükür hiç korkmadık.
*
Eğer direncimizi kaybedersek eksiklik hissederiz.
Bu eksiklikle, Türkiye genelinde olduğu gibi ilçemizde de tehlikeye giren düşünce özgürlüğünü savunamayız.
*
Asla eşyanın kölesi olmayacağız.
Yönetenlerin oyuncağı olmayacağız.
*
Birileri Ereğli’ye tepeden bakabilir.
Onlar, kendilerini fildişi kuleden bakan kibirli efendiler olarak görseler de biz kendilerini sebepsiz alkışlayanlardan olmayacağız.
Şakşakçı olmayacağız.
Bizim, hele ki yerel yöneticilere, kendimizi beğendirme gibi bir kaygımız yok. İlkelerimiz arasında böyle bir zorunluluğumuz asla olmadı.
Yerel medya üzerindeki kurulu düzen de bizi ilgilendirmiyor.
Bu sebeple; yalan söyleyene de yalan yazana da “yalancı” demeye devam edeceğiz.
Şimşek hızıyla dönenler, bizim için “dönek” kalmaya devam edecekler.
Kalemini küçücük çıkarları için kullananları da “şark kurnazı” olarak tanımlamayı sürdüreceğiz.
Dediğim gibi korkmayacağız.
Susmayacağız.
Eğer bir avuç insan için dahi “umut” olabilmişsek sorumluluğumuzu aynı bilinçle omuzlarımıza alacağız.
Saflığımızı korumaya da devam edeceğiz.
Eğer bütün bunlar için bir bedel ödemek gerekiyorsa da ödeyeceğiz.
Bundan önce nasıl ödediysek…
*
Marquez şöyle der: “Her zaman ölenden yana olmak gerek.”
Biz de bu tarafımızı asla bozmayacağız.

*

Önemli olan; güç dönemlerde insanın kendisine saygısını yitirecek davranışlara girmemesi. 

İnsan bu zorlu sürece girdiğinde, o süreçten onuruyla çıkmasını da bilmelidir. 

*

Gün ola, devran döne...