CHP'LİLER ANIT ÖNÜNÜ DOLDURDU

30 Ağustos 2020 Pazar 12:15

CHP'LİLER ANIT ÖNÜNÜ DOLDURDU

Pandemi dolayısıyla kısıtlı yapılan 30 Ağustos Zafer Bayramı için, Cumhuriyet Halk Partisi Karadeniz Ereğli İlçe Örgütü tarafından yine Atatürk Anıtı'nda alternatif bir kutlama programı düzenlendi. İlçe Başkanı Eylem Ertuğ Ertuğrul'un partililere hitaben konuşma yaptığı programda CHP'liler gökyüzüne bayrak motifli balonlar bıraktı. Sık sık 10. Yıl Marşı'nın çalındığı program sonunda CHP'liler kafeteryaları ve sahil bandını gezerek vatandaşlara şeker ikram ettiler.

İlçe Başkanı Ertuğrul, anıt önündeki partililere yaptığı konuşmada şu görüşleri sundu:

"98' nci yıldönümünü ilk günkü gurur ve heyecandan hiçbir şey kaybetmeden, aynı duygularla kutladığımız 30 Ağustos Zaferi ile, Başkomutan Mustafa Kemal’in önderliğindeki yüce Türk ulusu, emperyalist güçlerin işgalci ordularını, anavatan topraklarından kesin olarak atarak, ebedi özgürlük ve bağımsızlığına kavuşmuştur.

 Bu Zafer bütün otoritelerin tartışmasız bir askeri deha kabul ettiği  Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk tarafından, Anadolu da sağlanan Milli Birlik ve beraberliğin mutlak bir sonucu olarak kazanılmıştır.

Her safhası tek tek düşünülerek hazırlanan bu zafer, aziz yurduna ve bağımsızlığına kasteden işgal kuvvetleri karşısında Türk Ordusu’nun ortaya koyduğu eşsiz bir eserdir.

Anadolu halkı tek bir yumruk olarak, dış ve iç odakların ihanetleri karşısında ve yokluklar içersinde büyük fedakârlıklarla verdiği kurtuluş savaşında, en son başkomutanlık meydan muharebesini de kazanarak kesin zafere ulaşmıştır. 19 Mayıs 1919 ‘da başlatılan Kurtuluş savaşıyla, istilacı düşman ordusuna üst üste darbeler vurulmuş, ancak yurdumuz içerisinde ilerleyen düşmanın vatanın bağrından atılabilmesi için sıra kesin sonuçlu bir harekâta gelmiştir.

 

“Ya İstiklal Ya Ölüm” parolası ile başlayan muharebede elde edilen bu büyük zafer, Türk’ün bağrına dayanan hançerin Ulus’ça sökülmesi, özgürlük ve haysiyetimizi yok etmek isteyenlerin dize getirilmesi destanıdır”

 

Bu zafer Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından birisidir. Bulunduğu coğrafyanın en önemli devletinin , insanlık tarihinde emperyalizme karşı verilen en başarılı savaş sonrasında kuruluşu, bu zafer sayesinde olmuştur.

Bu tarihi gerçek , şüphesiz ki bağımsız bir Türk devleti istemeyenleri rahatsız etmektedir.  Bu odaklar küstahça kurtuluş savaşımızı küçümsemekte, hatta bazıları daha ileri giderek bu savaşın hiç olmadığını bile iddia etmektedir. Bazı hainler ise  ‘keşke yunan galip gelseydi ‘ diyebilmekte, ve bu hainler üzülerek belirtiyorum ki, devlet nezdinde en yüksek seviyede itibar görebilmektedir.  Aleni bir şekilde bu milleti bir arada tutan bu bayramlar unutturulmaya çalışılmaktadır.

Ancak şunu unutmamalıdırlar ki, ne yaparlarsa yapsınlar, tarihten ve bu milletin yüreğinden bu zaferleri  söküp atamazlar. Biz hep haykırıyoruz; Türk ordusu dünyanın en köklü, en güçlü ordusudur. Bu orduya başına çuval geçirtmek yakışmaz. Bu orduya türbe kaçırmak yakışmaz. Bu ordu,  içerisine terör odaklarının yuvalanmasına göz yumarak bu zaferleri kazanamaz. Bu orduya zaferler yakışır.  Bu ordu   ancak Atatürk gibi gerçek bir başkomutan emrinde şahlanır ve bu zaferler kazanılır.

 

           Kurtuluş savaşı kahramanlarımızın  gerçekleştirdiği bir mucizenin eseri olan Türkiye Cumhuriyeti devletinin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ve Atatürk’ün belirlediği temel niteliklerini, bugün ve gelecekte koruma, kollama, azim ve kararlılığımız sürmektedir.

Ülkemizin günümüz dünyasında daha fazla söz sahibi olabilmesi için dünyadaki gelişme ve değişmeleri iyi değerlendirmemiz şarttır. Bizi millet, toprağımızı vatan ve devletimizi cumhuriyet yapan yüksek değerlerimize sahip çıkmaya ve bu değerleri yüceltmeye devam etmeliyiz. Milli birlik ve sosyal dayanışma ruhu içinde birbirimize kenetlenerek; birlik, beraberlik ve dayanışmamızı sürdürmeliyiz. İçimize ekilmeye çalışılan ayrıştırma tohumlarının yeşermesine izin vermemeliyiz.

         Daha güçlü, daha huzurlu bir Türkiye’yi elbirliği ve gönül birliği ile inşa edebilmek için bizlere düşen en önemli görev, cumhuriyetimize sahip çıkmak, ülkemizin ve milletimizin geleceği için çalışmak, mücadele etmek ve tüm bunların sağlanması için gereken fedakarlıkta bulunmaktır.

 

Ulu önder Atatürk,

Bu kutsal görevi yerine getirirken ilke ve devrimlerinden aldığımız güçle, işaret ettiğin uygarlık yolunda kararlı ilerleyişimizi sürdüreceğimizden asla şüphen olmasın.

Ne mutlu Türküm Diyene!"