Altan Akçakese

BİZİM İÇİN DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK

Altan Akçakese / Çizgi Üstü
11 Ocak 2021 Pazartesi 10:53

BİZİM İÇİN DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK

Günlerdir;
İşlerimizden de dostlarımızdan da uzağım.
İş derken…
Çok fazla kaybın var mı, derseniz;
Hayır, demek mecburiyetinde kalırım.
Ereğli, aynı Ereğli;
Ereğli’yi yönetenler de…
*
Son günlerde;
Ben ilçe gündemiyle yan yana duramazken,
Varlıkları ve dilekleriyle her zaman yanımda olan dostlarım oldu.
Hepsine de medyun-u şükrânım.
48 yıllık ömre bu kadar dost sığdırmış olmak da,
En güzel miraslardan biri sayılmaz mı?
*
Haftada en fazla iki gün,
O da sınırlı bir zaman dahilinde bulunabildiğim ofisime haftanın ilk günü geldiğimde,
Sabahın bir vakti kapıda bulduğum ve 10 Ocak’ımızı kutlayan CHP etiketli çiçek,
Birkaç dakikalığına da olsa birçok kötü noktayı unutmama vesile oldu.
Bunun için de CHP’li dostlarıma ayrıca teşekkür etmeyi vazife kabul ediyorum.
*
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü,
Birçok meslektaşım için bir anlam ifade edebilir.
Özellikle genç arkadaşlarım için…
Her bir meslektaşımın;
Beni sevsinler-sevmesinler,
Bu anlamlı günlerini tebrik ediyorum.
Bizlere mesleğimizi öğreten büyüklerimi hürmetle selamlıyor,
Ahirete intikal edenleri de minnetle anıyorum.
*
Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Karadeniz Ereğli’mizin kıymetli belediye başkanı, meslektaşlarımı, anlamlı günlerinde unutmadı.
Her biri için (sanırım sadece şahsım ve Yusuf Zobar kardeşim dışında),
Kendilerine sunduğu bazı hediyelerle 10 Ocak’ı taçlandırdı.
Bu güzel düşüncesi için de zât-ı şahanelerine teşekkür etmek,
Bazı meslektaşlarım için farz ise de benim için câizdir(!).
*
Etrafımdaki çok sayıda tanıdık,
Devlet-i şahânelerinin bu ayrımcılık kokan davranışı karşısında üzülüp üzülmediğimi sordular.
Kat’ıyyen üzülmedim.
Bazılarınıza göre çok olgun yaşta olmasam da hayat, değersiz insanların söz ve yaptıkları için üzülmemeyi öğretti.
Yaklaşık dokuz ay önce (15 Nisan 2020),
Bizi besleyen fıskiyeler olduğunu iddia edebilecek kadar seviyeli(!) bir duruş sergileyen muhteremin,
Karadeniz Ereğli’nin tek fıskiyesinin kendisi olduğunu bizâtihi ve bir kez daha kendisinin ispat etmiş olması,
10 Ocak 2021 gününün en müstesna hatırası olarak hatıratımızdaki yerini almıştır.
Neticede tarih,
Değerli Başkan’ın yirmi küsur yıllık bir belediye başkanı olduğunu yazacağı gibi,
Nâçizâne şahsımın meslekî geçmişinin,
Kendisinin başkanlık geçmişinden daha eski olduğunu da yazmıştır.
Muhterem;
Yaşının olgunluğuna asla yakışmadığına inandığım bu ayrımcı tutumu ile bazı gerçekleri ne yazık ki değiştiremeyecek, buna asla gücü yetmeyecektir.
*
Benim için,
Kendisinin şahsında en büyük mutluluk vesileleri şunlardır:
Muhterem Başkan; son iki seçim döneminde seçmenin karşısına benim dizelerimle, benim sözlerimle, hatta benim sesimle çıkmış;
O seçimlerde benim bulduğum sloganları kullanmıştır.
Gerçi 3 Haziran 2019’daki görüşmemizde (kendisiyle ilgili tarihleri asla unutmam) yüzüme baka baka, o çalışmalarımın telif hakkını ödediğini söyleyecek kadar alçalmıştır da… neyse. Bahis o değil.
2011’de muhterem hanımefendi eşleri milletvekili olabilsin, diye yaptıklarım da hâlâ ortadadır.
Ortada derken…
Dijital görüntü kayıtları…
2014’te ise bir canımı vermediğim kalmıştı muhterem için.
Hani iyi ki de vermemişim.
Öte tarafta,
Böyle bir insan uğruna, Allah’ın emanetini hiç ettiğim için kahır çekerdim.
*
Bir başka güzel detay da şudur:
10 Ocak’taki hediyeleri ile değerli Başkan,
15 Nisan 2020’deki sözlerini çiğnediği gibi, yapması gerekeni de yapmış ve gazetecilere olan diyetini ödemeye devam etmiştir.
Bu dünyada her şey olmasa da bazı şeyler karşılıklıdır.
O da kuşkusuz, aldığı kadar verecektir (!)
*
Neyse…
Çok uzamasın mevzu.
*
Hediyeleri ile ilgili bunları yazabileceğim muhteremin icraatlarına gelince…
*
Değil birkaç hafta Ereğli’den ve yaşananlardan uzak kalmak,
Yarın öleceğimi bilsem, bu memleket için bazı şeyleri kaçırmak gibi bir üzüntüm olmayacak.
Zira Ereğli’de değişen hiçbir şey yok.
82 milyonluk koca ülke salgını tartışır,
Aşıyı, ölümleri, korkuları tartışır…
Türkiye topyekûn hayat pahalılığını, kaybolmaya yüz tutan demokratik hayatı ve korku imparatorluğunu yorumlar…
Bizim başkan bisiklet yolu hevesinde…
Her ay dilinden düşürmediği OYAK ve Erdemir’in peşinde…
Çerçeveyi daha da genişletip;
“Kümaş’ta Ereğli halkının da payı var.”, diyecek noktada.
“Ereğli’yi Erdemir’e yedirmem.”, diyecek kadar pervasız;
Ama ne hikmetse, aklı başına geldiğinde;
“Erdemir benim canım, ciğerim. Benim mücadelem OYAK’la.”, diyecek kadar da ikiyüzlü.
Bunların dışında Ereğli’ye verdiği herhangi bir hizmet,
Sağladığı bir katma değer…?
Nerde?
Bütün bunların yanında şu soruları sormak elzem mi kalır?
Onu da siz düşünün.
-Neredeyse iki ayı geçti; belediye birkaç tablet almak ve fakir-fukara ailelerin çocuklarına dağıtmak için çalışmalara başlamıştı? Ne oldu o çalışmalar?
-Seçim öncesi vaadlerinde, 365 gün çalışacak aşevi kuracağını ifade eden adam, yarım senedir hangi garip-gurabanın karnını doyurdu?
-Günde 18 bin maske üretebilecek kapasiteye erişen maske dikim kapasitemiz var, yalanına kendisinden başka inanan çıkmayan bu başkan, aylardır kaç kişiye maske dağıttırdı?
-Aklıma gelmişken şunu da sorayım;
Tecrübeli belediyecilik iddiası ile göreve gelen ama belediyenin özel kalemini bir buçuk yıl imza yetkisi bile olmayan bir adama emanet eden tecrübe fıskiyesi bu adam, emanetçisi asalet alınca mutlu oldu mu?
-Ama şu soru daha da önemli:
İmza yetkisi bile olmayan bir Özel Kalem Müdürü’nün görev yaptığı bir buçuk yıl içinde, örtülü ödenek de dahil, belediyenin kasasından çıkan parayla ilgili birileri bu halka hesap verebilecek mi?
Bu Özel Kalem Müdürü döneminde, festival dönemi veya diğer dönemlerde, rakı partileri ve heykeller için harcanan paralarla ilgili olarak vicdanî sorumluluk taşıyan bir Allah’ın kulu halkın karşısına çıkar mı?
-Sisin eksik olmadığı bir köyde Güneş Enerji Santralı yapmak istediğini ama devletin kendisine kredi alma imkanı bile vermediğini söyleyen bu adam; plaj, mesire alanı, sahil, restoran, kafe gibi pandemi döneminde göz ardı etmek zorunda kaldığımız fuzulî işler dışında tek bir proje hazırlattı mı?
-Kent Meydanı’nın akıbeti ne olacak akıbeti?
Onu söylesinler.
Kent Meydanı’ndan vazgeçip, kentin göbeğine, Batı Karadeniz’in en büyük açık otoparkını yapmış olmakla mı övüneceğiz?
-Göreve gelir gelmez; “Uysal bize enkaz bıraktı.”, diyecek kadar saçmalayan, bunu söylerken, aynı Uysal’a kırk milyon liranın üzerinde borç bıraktığını unutan;
2014 yılında (seçim öncesi) özel bir bankadan alınan 7 milyon liralık krediyi nerelerde kullandığını aylardır izah edemeyen muhterem, 2024’te, halefine ne kadar borç bırakmayı düşünüyor?
*
Yazmaya devam etsem, satırlar yetmeyecek.
Siniriniz tavan yapacak, emin olun.
*
Girişi 10 Ocak ile yapmıştık, değil mi?
Bugün 11 Ocak.
Yani?
Değişen bir şey yok, derken,
Boşuna yazmadık a dostlar.
Burası Ereğli.
İcraatın olmadığı ama kavganın, ayrımcılığın, küstahlığın, ikiyüzlülük ve riyanın, yalan-dolanın, içi boş vaadlerin; değil geleceği görmek, önünü bile göremeyen bir adamın yalanlarının yok sattığı memleket.
Haydi iyi günler