ASRIN DAVASINDA SON CELSEDE SAVCI MÜTALAASINI SUNDU

24 Mart 2021 Çarşamba 15:09

-özel haber-

ASRIN DAVASINDA SON CELSEDE SAVCI MÜTALAASINI SUNDU

Karadeniz Ereğli için asrın davası olarak kabul edilen 19 sanıklı (biri merhum) Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. Mensupları Yardımlaşma Sandığı davasında 17. celse geride kaldı. 9 Şubat tarihindeki celsede dava sanıklarından M.C.İ.’nin avukatı Atilla Tüfek, 2017/149 esas no ile görüşülmekte olan dosyasının 9 celse boyunca hakimliğini yapan Ramazan Çörekçi için Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne Redd-i Hakim talebinde bulunmuş; ancak Karadeniz Ereğli’ye Ağır Ceza Mahkemesi kurulması ve davanın alınmasına gerek olmadığı kanaati ile bu talep reddedilmişti. Redd-i Hakim talebinin reddedilmesinden sonra da sanık avukatlarından bazıları konuyu Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşıyarak süre kazanma ve bu yolla da zaman aşımı elde etme çabası göstermişlerdi. Bu gelişmelerin ardından Hakim Ramazan Çörekçi’nin huzurundaki 17. celse 23 Mart Salı günü Karadeniz Ereğli 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık ve davacıların çoğunun hazır bulunduğu celsede Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen Redd-i Hakim talebinin kesin olarak reddedildiğine dair karar okundu ve dosyaya konuldu. Davaya katılan M.A.’nın ve bazı sanıkların beyan dilekçelerinin de dosyaya konulduğu celsede davaya katılan M.K., M.A., H.A.’nın beyanları tekrar dinlendi. Katılanlardan M.K. on yıldır bu dava ile insanlık onuruna sahip çıktığını beyan ederken 17 celsedir sanıkların ve vekillerin aynı beyanları verdiklerini belirtti. M.A. ise bu davadan çekilmesi yönünde kendisine telkinlerde bulunulduğunu, hala süregelen tehditlere karşı asla boyun eğmeyeceğini, adalete ve hukuka inancının sonsuz olduğunu söyledi. M.A. beyanında, vakfın zarara uğratılmasında katkısı olduğu iddia edilen tüm sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Katılanlardan H.A. ise vakıf içinde para alma-verme olayı yoksa işçilerden kesilen paranın iadesinin gerektiğini kaydederek adalete güvendiğini belirtti.

Sanıkların ifadelerine geçildiğinde de bazı sanıkların eski beyanlarını tekrar ettikleri gözlenirken bazı sanıklar da savcının mütalaasından sonra beyanda bulunacaklarını söylediler. Sanık B.Ç.’nin vekili ise beyanında müvekkilinin vakıf tüzüğünün kendisine verdiği yetkiyi kullandığını, bu yetkilerin de suç unsuru taşımadığına inandıklarını beyan etti.

Beyanların alınmasından sonra gereğinin düşünüldüğünü aktaran Hakim Ramazan Çörekçi; dosyanın geldiği aşama, alınan bilirkişi raporları, sanıkların savunması ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak gözetilerek Sanık B.Ç.’nin vekilinin taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verildi ve açık yargılamaya devam edildi. İddia makamı, tevsii tahkikat talebi olmadığını bildirerek esas hakkındaki mütalaasını sundu. Mütalaada sanıklar hakkında özetle şu iddialar yer aldı:


“Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 14.02.2013 ve 16.04.2013 tarihli raporları, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Teftiş Kurulu’nun 28.03.2014 tarihli raporu ile Masak’ın 31.08.2015 tarihli raporu, Vakıflar Genel Müdürlüğünün müfettiş raporları, soruşturma aşamasında alınan adlî hesap bilirkişi raporu, sanıkların savunması ele alındı.
Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. Mensupları Yardımlaşma Vakfı’nın mali kaynaklarının, üyelerin çıkarlarına uygun şekilde sabit getiri elde edebilecek finansal kaynaklar yerine 2 milyarı aşan tutarda değişken getirili finansal kaynakların alım ve satımında kullanılmış olması, suç dönemlerinde 102 bankalar hesabının tek düzen hesap planı ve ilkelerine uygun tutulmayarak eylemin ortaya çıkarılmasının güçleştirilmeye çalışılmasının anlaşılması, vakfın parasal kaynaklarının finansal yatırım araçlarına yatırılmadan önce sanıkların kendi ve yakınları adlarına aynı finansal yatırım araçlarından düşük tutarlı alım gerçekleştirildiğinin ve ayrıca satışlarını vakfın söz konusu finansal aracı elinden çıkarmadan yüksek tutardan satışını gerçekleştirerek vakfın kaynakları üzerinden haksız menfaat temininde bulunduklarının belirlenmesi, idarî soruşturma aşamasında bazı vakıf yönetim ve denetim kurulu üyelerinin mal beyanlarının daha önceki beyanlarıyla çeliştiğinin somut olarak belirlenmiş olması; vakfın 2006-2010 yılları bilançolarında finansal yatırımlar yönünden zarar edildiği görülmesine rağmen yüzlerce hisse senedi bulunan İMKB’de (bugünkü adı BİST) sınırlı sayıda hisse senedi üzerinden kısıtlı işlem yapılmaya devam edildiğinin anlaşılması nedenleriyle Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. Mensupları Yardımlaşma Sandığı Vakfı’nın en az 28.929.210 TL tutarında zarara uğramasına sebebiyet verildiği;
1-Sanık M.Ş.A.’nın yönetim kurulu üyesi ve fon yöneticisi olduğu dönemlerde kendisi ve eşi H.A. adına yaptığı 9 ayrı hisse senedi alım işleminde 57.538,00 TL kar elde etmesine rağmen söz konusu hisse alımlarının vakıf adıyla da yapılması sonucunda vakfın 3.366.257 lira zarara uğramasına sebebiyet vermiş bulunması; diğer işlemlerde de vakfın zararına hareket edilen süreçte aktif rol aldığının belirlenmesi nedenleriyle meydana gelen vakıf zararının 10.673.066 liralık kısmında sorumluğunun bulunduğu;
2-Sanık M.Ş.E.’nin vakfın yönetim kurulu üyesi olduğu dönemlerde yüksek tutarlı hisse senetlerinin hareketlerinin olduğunun anlaşılması, vakfın 8 ayrı hisse senedi alım-satım işlemlerinden 2.773.451 lira zarar ederken aynı hisse senetlerinde ve aynı dönemde adı geçenin 26.606 lira kara geçtiğinin belirlenmesi, 21 adet hisse senedinde ise vakfın aleyhine hisse senedinde ise vakfın aleyhine hisse senedi alımında bulunmuş olması, aynı hisse senetlerinin sanıkça vakıftan daha düşük tutarda alınması nedenleriyle, meydana gelen vakıf zararının 5.646.409 liralık kısmından sorumluluğunun bulunduğu;
3-Sanık A.A.’nın yönetim kurulu üyesi olduğu dönemlerde kızı G.A. ve eski eşi G.A. üzerinden vakıf zararına olacak şekilde hisse senedi alım-satımına ilişkin işlemlerde bulunması, 14 ayrı hisse senedi alım-satım işlemlerinde 10.500.033 lira vakıf zarar uğramasına karşılık, aynı hisse senetlerinde ve aynı dönemde adı geçenin, gizleme kastıyla hareket ederek kızı ve boşanmış eşi üzerinden hisse senedi alım-satım işlemlerinden 295.938 liralık kâr elde ettiğinin belirlenmesi; 17 ayrı hisse enedi alımında vakfın hisse alış fiyatının A.A.’nın hisse alım fiyatından yüksek olduğunun belirlenmesi nedenleriyle meydana gelen vakıf zararının 13.820.426 liralık kısmından sorumluluğunun bulunduğu;
4-Sanık M.C.İ.’nin yetkili para piyasaları uzmanı olarak görev yaptığı dönemde toplam 60.000.000 lira hisse senedi alım-satım işlem hacmine ulaşmış bulunması, hisse senetlerinde vakfın zarara uğratıldığı halde kendisinin vakfın hisse senedi alış fiyatından daha uygun fiyattan hisse senedi alımı yaptığının ve vakfa yüksek fiyattan aldığının belirlenmesi ve bu şekilde çıkar sağladığının anlaşılması, vakfın yüksek zarara uğratıldığı; GARAN ve ENKAI adlı hisse senetlerinden yüksek gelirler elde ettiğinin belirlenmesi nedenleriyle meydana gelen vakıf zararının 2.617.985 liralık kısmında sorumluluğunun bulunduğu;
5-Sanık İ.G.’nin yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde kendisi ve eşi N.G.’nin banka hesaplarında mal beyanlarında gösterilmeyen ve vakıf zararı ile bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 543.321 lira artış olduğunun belirlenmesi; vakfın zararına ilişkin herhangi bir önlem almaması nedenleriyle meydana gelen vakıf zararının 28.747.427 liralık kısmında sorumluluğunun bulunduğu;
6-Sanık A.S.Ş.’nin vakıfta yönetim kurulu üyesi ve başkanı olarak görev yaptığı dönemde kendisi ve eşi N.Ş.’nin banka hesaplarında, mal beyanlarında gösterilmeyen ve vakıf zararı ile bağlantılı olduğu değerlendirilen 285.103 TL + 13.205 USD artış olduğunun belirlenmesi; A.S.Ş.’nin yönetim kurulu üyeliği yaptığı dönemde vakfın hisse senedi alım-satımı yolu ile büyük zarara uğratılmasına rağmen herhangi bir önlem almaması nedenleriyle meydana gelen vakıf zararının 28.045.019 liralık kısmından sorumluluğunun bulunduğu;
7-Sanık A.N’nin vakıfta yönetim kurulu üyeliği ve başkan olarak görev yaptığı dönemde, banka hesaplarında mal beyanlarında gösterilmeyen ve vakıf zararı ile bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 196.723 TL + 88.000 USD artış olduğunun belirlenmesi; sanıklardan M.Ş.A.’nın Reymond James Menkul Kıymetler A.Ş. nezdindeki hisse senedi hesabına 18.11.2005 tarihli 297.000 lira para transferi gerçekleştirildiğinin ve bu paranın hisse senedi alım-satımında kullanıldığının tespit edilmesi, yönetim kurulu üyeliği yaptığı dönemde vakfın hisse salım-satımı yolu ile büyük zarara uğratılmasına rağmen herhangi bir önlem alınmaması nedenleriyle meydana gelen vakıf zararının 10.565.576 liralık kısmından sorumluluğunun bulunduğu;
8-Sanık M.T.’nin vakıfta yönetim kurulu üyeliği yaptığı dönemde banka hesaplarında mal beyanlarında gösterilmeyen ve vakıf zararı ile bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 201.984 lira artış olduğunun belirlenmesi, vakfın aynı dönemde hisse senedi alım-satımı yoluyla büyük zarara uğratılmasına rağmen herhangi bir önlem almaması nedenleriyle meydana gelen vakıf zararının 20.992.231 liralık kısmında sorumluluğunu bulunduğu;
9-Sanık B.Ç.’nin vakıf yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde kendisi ve eşi N.Ç.’nin banka hesaplarında mal beyanlarında gösterilmeyen ve vakıf zararı ile bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 223.000 lira artış olduğunun belirlenmesi ve vakıf zararına ilişkin herhangi bir önlem almaması nedenleriyle meydana gelen vakıf zararının 9.113.338 liralık kısmında sorumluluğunun bulunduğu;
10-Sanık M.A.’nın vakıf yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde banka hesaplarında mal beyanlarında gösterilmeyen ve vakıf zararı ile bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 218.108 lira artış olduğunun belirlenmesi ve vakıf zararına ilişkin herhangi bir önlem almaması nedenleriyle meydana gelen vakıf zararının 2.872.958 liralık kısmında sorumluluğunun bulunduğu;
11-Sanık M.Y.’nin vakıf yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde banka hesaplarında mal beyanlarında gösterilmeyen ve vakıf zararı ile bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 267.569 lira artış olduğunun belirlenmesi ve vakıf zararına ilişkin herhangi bir önlem almaması nedenleriyle meydana gelen vakıf zararının 12.050.392 liralık kısmında sorumluluğunun bulunduğu;
12-Sanık A.A.G.’nin vakıf yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde banka hesaplarında mal beyanlarında gösterilmeyen ve vakıf zararı ile bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 137.714 lira artış olduğunun belirlenmesi ve vakıf zararına ilişkin herhangi bir önlem almaması nedenleriyle meydana gelen vakıf zararının 11.858.548 liralık kısmında sorumluluğunun bulunduğu;
13-Sanık U.M.’nin vakıf yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde banka hesaplarında mal beyanlarında gösterilmeyen ve vakıf zararı ile bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 63.777 lira artış olduğunun belirlenmesi ve vakıf zararına ilişkin herhangi bir önlem almaması nedenleriyle meydana gelen vakıf zararının 3.892.534 liralık kısmında sorumluluğunun bulunduğu;
14-Sanık E.Ö.’nün vakıf denetim ve yönetim kurulu üyesi olduğu dönemlerde banka hesaplarında mal beyanlarında gösterilmeyen ve vakıf zararı ile bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 185.074 lira artış olduğunun belirlenmesi ve vakıf zararına ilişkin herhangi bir önlem almaması nedenleriyle meydana gelen vakıf zararının 22.348.927 liralık kısmında sorumluluğunun bulunduğu;
15-Sanık Ş.Ö.’nün vakıf denetim ve yönetim kurulu üyesi olduğu dönemlerde banka hesaplarında mal beyanlarında gösterilmeyen ve vakıf zararı ile bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 125.484 lira artış olduğunun belirlenmesi; 04.08.2008 tarih ve 1730 sayılı kararında Ş.Ö.’nün kasıtlı yatırımlar sonucu oluşan vakıf zararına rağmen A.A.’ya hisse senedi alım-satımında kullanılması için fon aktarılması gerektiğini savunduğunun görülmesi; görev yaptığı dönemde vakıf zararına ilişkin herhangi bir önlem almaması nedenleriyle meydana gelen vakıf zararının 22.231.722 liralık kısmında sorumluluğunun bulunduğu;
16-Sanık S.Ş.’nin vakıf denetim kurulu üyesi olduğu dönemlerde banka hesaplarında mal beyanlarında gösterilmeyen ve vakıf zararı ile bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 3.281.252 lira artış olduğunun belirlenmesi; 2009 yılına ilişkin iç denetim raporlarında vakıf zararının belirlenmemesi, görev yaptığı dönemde vakfın hisse senedi alım-satım yoluyla büyük zararına ilişkin herhangi bir önlem almaması nedenleriyle meydana gelen vakıf zararının 13.818.278 liralık kısmında sorumluluğunun bulunduğu;
17-Sanık D.Y.’nin vakıfta denetim kurulu üyeliği yaptığı dönemde çekmiş olduğu tüketici kredilerinin mal beyanında gösterilmediği ve elden nakit olarak ödenen tutarların vakıf zararıyla bağlantılı olduğunun değerlendirildiği; denetim kurulu üyeliği yaptığı ve imzasının bulunduğu 2009-2010 yıllarına ilişkin iç denetim raporlarında vakıf zararına yer vermemiş olması, görev yaptığı dönemde vakfın hisse senedi alım-satımı yoluyla büyük zarara uğratılmasına rağmen herhangi bir önlem almaması nedenleriyle meydana gelen vakıf zararının 28.929.210 liralık kısmından sorumluluğunun bulunduğu;
18-Sanık M.T.U.’nun Erdemir Vakfı müdürü olması, görevi esnasında sanıklar M.Ş.A.’nın vakıf adına alım-satım yaptığı hisse senetleri ve kendi adına alım-satım yaptığı hisse senetleriyle vakfın 7.800.108 liralık zararına sebebiyet vermesine ve sanık M.C.İ’nin mesai saatleri içerisinde vakfın işlemleriyle ilgilenmemesine, kendi adına binlerce hisse senedi alıp satma işlemi gerçekleştirmesine, vakfın hisse senedi alım-satım işlemleri yoluyla 8.000.050 liralık zarara uğratılmasına rağmen, sanıkların eylemlerine vakıf müdürü olarak engel olmaması, tedbir almaması, görevde olduğu dönemde vakıf zararları ile ilgili olarak Vakıf Yönetim Kurulu Genel Sekreteri B.Ç.’nin Erdemir Vakfı’nın denetim kuruluna hitaben yazdığı 12.03.2007 tarihli ve vakıf kayıt defterinin 939 sayılı kayıt numarası ile ibraz ettiği ve hazırladığı raporda vakfın hisse senedi alım-satım işlemleri yoluyla nasıl zarara uğratıldığına ilişkin tespitlerini sunduğu ve bunların denetim kurulunca incelenmesini istemesine ve bu talebin vakıf kayıt defterine aldırılmasına rağmen vakıf müdürü sanığın durumun tespitini sağlamaması nedenleriyle meydana gelen vakıf zararının 17.588.967 liralık kısmından sorumluluğunun bulunduğu;
Anlaşıldığından, sanıkların sevk maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi mütalaa olundu."
Mahkeme; mütalaaya karşı ve esasa ilişkin beyanda bulunmak için süre talep eden sanıkların ve taraf müdafilerinin süre taleplerinin kabulüne, bir sonraki celseye kadar süre verildiğinin ayrı ayrı bildirilmesine; mazeret sunan taraf ve müdafilerin mazeretlerinin kabulüne, duruşma gün ve saatinin, esas hakkındaki mütalaanın ÜYAP’tan öğrenilmesine; bu nedenle duruşmanın 24.05.2021 günü saat 14.00’ye bırakılmasına karar verildi.