AKIN KATI ESTİ GÜRLEDİ

25 Mayıs 2022 Çarşamba 02:28

AKIN KATI ESTİ GÜRLEDİ

2021-2022 sezonunun bitmesinden hemen sonra yıllardır 3. Lig’e çıkma hevesine erişemeyen Karadeniz Ereğli Beledi Spor Kulübü’nün yönetimine talip olan ancak bu talebi geri çevrilen İş İnsanı Akın Katı, son günlerde yaşadıklarını ve kendisiyle ilgili ortaya atılan eleştirileri canlı yayında yorumladı.

Altan Akçakese’nin hazırlayıp sunduğu ve 24 Mayıs Salı akşamı ekranlara gelen programda çarpıcı açıklamalarda bulunan Akın Katı, hakkında kaleme alınan eleştiri dolu bir köşe yazısına da yanıt verdi.

 

Katı’nın açıklamalarında öne çıkan ifadeler şöyle: 

*** Hedefsiz insan, hayalsiz insan boş insan. Ben o insanla ne çalışırım ne de hayatımın bir yerine koyarım. İnsan hedefli olacak. Tabii ki Belediyespor hedefimde vardı. Hayatımın ilk anından son anına kadar… Sporun içindeki bir adam Ereğli Belediyespor’u hedef yapmıyorsa yanlış yapar.

*** Bir baktım; Silivri maçı öncesi bir şampiyonluk havaları… Silivrispor’u yensek bile iki takım arasında puanlar eşitleniyor ve takımın play-off oynayacağı daha kesinlik kazanmamış. İnanamadım; bir komedi var. O gün bir paylaşım yapacaktım; “İnsanların aklıyla oynamayın!” Ereğli’nin halkını ve Ereğli’nin işadamlarını küstürmeyin.

*** On iki bin taraftar… Geldik maça (Ereğli’deki Silivrispor karşılaşması)… Bir takım bir maça hazırlanmaz mı? Sahada yürüyor herkes. 1-0… 2-0… En acısı da ne biliyor musunuz? İlk yarıda aldığımız santrafor bize gol atıyor. Biz adamı gönderdik; adam geliyor, bize gol atıyor. Böyle bir şey olur mu? Oldu. Yaşadık bunları. Binlerce taraftar oradan boynu bükük ayrıldı. Halil Posbıyık yıkıldı kaldı. Facebook’ta resimler dolaştı. Zoruma gitti. Bu takım Halil Posbıyık’ın takımı değil, bu şehrin takımı.

*** Ligin ilk maçında Çilimlispor’a 3-0 kaybedince senin bu takımından bir … olmayacağını ben biliyordum yahu! Ben o gün, o hocayı kovardım. Ya kadro yanlış, ya hoca… İkisinden birisi. Birini keseceksin o gün. O ilk maç 9-0 bitecekti. Benim serüven de oradan başladı.

*** Halil Posbıyık’ı Hacıbey Tanık dostum beraber ziyaret ettik. Durumları izah ettim. Gidişatın kötü olduğunu anlattım. Hacıbey Tanık kendisine Akın Katı’nın ikinci başkanlığında yönetime talibiz, dedi. Başkan da mevcut yönetimle devam edeceğim, dedi. Hiç sesimi çıkarmadım. Ben de kendisine; “Siz yönetiminizle devam edecekseniz devam edin. Eğer ki bir ihtiyaç duyarsanız ben ekibimle birlikte göreve hazırım.”, dedim. “Ben bu takımı bir sene içinde 3. Lig’e çıkarırım.”, dedim. “Ya seninle çıkaracağım ya sensiz çıkaracağım.”, dedim. O da karma yönetim taraftarı olduğunu söyledi. Bu yönetimde sıkıntılı olduğum insanlar olduğunu söyledim. Bunların dışında diğer yöneticilerle de yürüyeceğimi söyledim. Her türlü ekonomik olguyu yaratırız. Biz bu takımı çıkarırız. Yönetici arkadaşların tecrübesiz olduğunu söyledim. Sen takımı çıkarırsın; inanıyorum ben sana, dedi. Ama sana kulübü veririm, demedi. Ben bunu bir düşüneyim, dedi. Bir daha görüşürüz, dedi; ama o görüşme orada kaldı. Bunların dışında kalan her şey birer dedikodu.

*** Halil Posbıyık ile geçmişte birtakım kırgınlıklar oldu. Benim o kırgınlıklar kapandı. Benim için Başkan kavga edilmeyecek bir noktaya geldi. Bir kahvenin bile kırk yıl hatırı vardır; o da bizim bir aile büyüğümüz.

*** Benim hem spor hayatımda hem de iş hayatımda A, B, C planlarım hep vardır. Bana Ereğli Belediyespor’u vermemiş olabilirler. Kaybeden Ereğli Belediyespor olur. Zaman bunu gösterecek. Başkan vermediyse de bir bildiği vardır. Belki danışmanları yanılttı; ama başkan hep bizi mevcut yönetimle bir araya getirmeye çalıştı.

*** Benim Akınspor’a geçen sene verdiğim para, Belediyespor’un yöneticilerinin dördünün-beşinin verdiği parayı geçer. Biz de Türkiye’nin sayılı kuruluşlarından birinin sahibiyiz şu anda. Türkiye’de çok önemli projelere imza atıyoruz. O rakamlarla bizi kimse korkutamaz.

*** Düzenlediği basın toplantısından sonra Başkan’ı aradım; “Sonuna kadar yanındayım.”, dedim. Bana bir görev düşerse ve yapmam gerektiğine inanıyorsam o görevi yapacağımı söyledim. Onun mevcut yönetimle devam etme niyeti vardı. Yönetimdeki bazı işadamlarını çıkarıp bizden birilerini alarak ortak bir yönetim kurma amacı vardı. Al şu kulübü; bakalım sen bu işi başarabilecek misin, diyemedi bana.

*** Spora niye siyaseti karıştırıyorlar? Biz böyle bir santim bile ilerleyemeyiz. Yıllarca bu amatörde kalırız. Futbolun dili, dini, siyaseti olmaz. Siyasete nereden girdik; ben anlayamadım. Benim siyasetle ne işim olur yahu! Ben bir işadamıyım.

*** Ben Ereğli Belediyespor’u nasıl çıkarabileceğimi düşünüyordum yahu düne kadar… düşünüyordum… duma düştü o. Ben para koymaya geldim oraya; para harcamaya geldim. Arkadaşımdan para dilenmeye geldim. Onun kapısına gitmeye geldim. Ben siyaseti nerede düşüneceğim? Hangi vakit siyaseti düşüneceğim? Siyaset yapmayı da düşünmüyorum. Benim ana gündemim: Bir işim, iki futbol…     

***  Şafak Erel bir derneğin başkanlığına geldi. Valla meslektaşlarını sekize mi böldü, on altıya böldü; vallahi bilmiyorum. Herhalde herkes birer başkanlık basın camiasında. Ben 47 yaşındayım; kendisi kadar başarılı(!) birini ömrümde görmedim. Sayın arkadaşım! Sen önce başkanlığını adam gibi bir yap. Senin futbol idareciliğini de ben biliyorum. Ne entrikalar çevirdiğini de ben biliyorum. Gittin Hüseyin Uysal döneminde Genel Kaptan oldun; arkanda elli türlü dedikodu var.  Ben Akın Katı’yım; çoluğumun çocuğumun rızkını yirmi üç yıldır futbola harcıyorum. Bir menfaat beklemeden. Sen beni ağzına nasıl alırsın? Sen hayatında bir muhtar oldun mu? Bir kulüp başkanı oldun mu? Bir mahalle kulübünde başkan olmak ne demek, biliyor musun? Sen kimsin abi yahu! Beni ağzına alırken bir kere düşün! Seninle bir kere çay içmedim. Sen ısmarlama haber yapıyorsun. Ben 2005’te bir mahalle kulübünü 3. Lig kapısına getirmişim. Ben bir lira devletin parasını yemedim. Milletin parasını yemedim. Belediyenin parasını yemedim. Sen beni nasıl ağzına alırsın? Ben ticaret yapıyorum; inişler olur, çıkışlar olur. O zaman projektörü öbür yönetime çevir bakalım. Bir de onlardan başla bakalım. Anlarsın beni! Ekonomiden mi başlayacaksın başka yerlerden mi başlayacaksın? Bizim avantayla, lavantayla işimiz yok. Bizi bu Ereğli bilir. Bu m illet bizi bilir. Zonguldak bizi bilir. Bizim nasıl bir karakter olduğumuzu bilir. Ayıp! Şerefli, onurlu olacaksın! Sen bir derneğin temsilcisisin, başkanısın! Genel kaptanlık bekliyorsun oralardan; birine yaranır mıyım? Yaran ağabey! Ne yaparsan yap ağabey! Al Belediyespor da senin olsun. Kulüp de senin olsun. Her şey senin olsun yahu! Ayıp yahu! Yok batmış da çıkmış da… Bunlar ne biçim ne ayıp şeyler yahu! Sen bir de dernek başkanısın! Sen git önce derneğini topla yahu! Bir kendine gel yahu! Biraz adaplı ol! Yakışıyor mu sana yani? Ismarlama haber yapıyorsun! Önce bir gel yanıma. Biz AKN Boru olarak şu an elli personele iş veriyoruz. Bizim ödediğimiz vergiler belki sıralamaya girecek bu sene. Biz bugün Türkiye’nin en büyük projelerine boru veren bir firmayız. Sen kimi ağzına alıyorsun ağabey yahu! Bir yazı yazarken, lütfet de benden bir bilgi al! Ya da beni tanıyan birisinden bir bilgi sor. Şafak Erel ne oldu yahu? Yönetim değişmesin, dedin. Ne oldu da gitti yönetim? Yazsana bir yazı daha! Şafak Erel! Senden yazı bekliyorum. Yazsana bakayım yeni yönetime! Anlatsana bakayım; başarı mı bekliyorsun, başarısızlık mı bekliyorsun. İkinci başkan gitti. Ne oldu? Yaz ağabey! Bekliyorum seni! Yazamazsın! Yazamıyorsun! Beklentin mi var? Bakacağız!

*** Halil Bozkuş’u aradım; hayırlı olsun, dedim. Başarılar diledim. Onun başarılı olacağına inanıyorum. O da bir futbol sevdalısıdır. Bizi nasıl Truva atı yaptılarsa yarın onu da yaparlar. Ama Halil Bozkuş bir Truva atı değildir. O iyi bir futbol sevdalısıdır. Kapıdan kimseyi çevirmez. Kendisi örnek aldığım bir işadamıdır. Çok değerli bir dosttur. Bu durumun tersi olsaydı, o da benim yanımda olurdu. Ben Akın Katı olarak başkan olsaydım o da bana destek olurdu. Halil ağabey benim için çok kıymetli. Ben onun çok başarılı olacağına inanıyorum. İnşallah ona müsaade ederlerse… O da benim gibi futbolu çok seviyor. İnşallah başarılı olur. Biz de yanındayız; yanında olduğumuzu da kendisine ilettik. Umarım ona da bana dedikleri gibi ona da Truva atı demezler; ondan Truva atı olmaz. O da benim gibi iyi bir idarecidir. İyi bir futbol sevdalısıdır. Futbola harcadığı parayı da karşılıksız harcar.